Romatoid Artrit, tüm eklemleri tutabilen bir kronik iltihabi hastalıktır. Kadınlarda erkeklere oranla 3 kat fazla görülür. Türkiye’de 750.000 ila 2.000.000 arasında Romatoid Artrit hastası olduğu tahmin edilmektedir. Her yaşta görülebilir.

Hastalarda, tutulan eklemler ağrılı, kızarık ve şiştir. Birden fazla eklemde aynı anda tutulum görülür. İlerleyen safhalarda, el ve ayak eklemlerinde deformiteler (Yapısal bozukluklar) oluşur.

Romatoid Artrit, bir “Otoimmün Hastalık”tır. Bağışıklık sisteminin yanlış ve aşırı cevabından kaynaklanır. Bağışıklık sistemi, eklem dokusunu yabancı doku gibi algılar ve eklem dokusunu oluşturan bileşenlere karşı antikorlar geliştirir. Bu yanlış cevabın neden kaynaklandığı bilinmemektedir.

Hastalar şiddetli eklem ağrıları, hareket güçlüğü, sabah sertliği gibi yaşam şartlarını zorlaştıran şikâyetlerden mustariptir.

Hastalığın tedavisinde, uzun süreli kortizon, ağrı kesiciler ve özellikle Aspirin kullanımı; gereken hastalarda bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanılması yaygın modern tıp yaklaşımıdır. Bunun yanında hastalara Fizyoterapi uygulanması gereklidir. Kullanılan tüm ilaç tedavileri son derece fazla yan etkileri olan ve uzun süre devam edilmesi gereken tedavilerdir. Sadece bu tedavileri kullanmak bile ciddi sağlık problemleri yaratmaktadır. Örnek vermek için Romatoid Artrit tedavileri içinde en masumu olan ağrı kesicilerden bahsedelim: ABD’de her yıl, 20.000 kişi, ağrı kesicilerin yan etkileri yüzünden hastaneye yatmakta ve bunların 2.600’ü ölmektedir. Kortizon ve bağışıklık sistemini baskılayıcı diğer ilaçların yarattığı yan etkiler ve tahribat, tahmin bile edilemeyecek boyutlardadır.

Tüm bu kuvvetli ve yan etkileri fazla tedavi ajanlarına rağmen, Romatoid Artrit ilerleyici ve saldırgan bir hastalıktır. Hastalığın kullanılan agresif tedavilerle tedavi edilememesi ve ilerleyişinin durdurulamaması, tedavilerin yarattığı yan etkilerin nelere mal olduğu sorusunun sorulmasına yol açmıştır.

Çeşitli tıbbi çalışmalarda, uzun dönemli kullanılan klasik ilaç tedavisinin hastaların yararına olmadığı gösterilmiştir. İlaçların yan etkileri bir yana, hastaların ilaçlara verdiği cevabın da zamanla azaldığı gözlenmiştir.

Hastalığın ilerleyici ve saldırgan gelişimi ile beraber klasik ilaç tedavisinin uzun dönemdeki etkisizliği, alternatif doğal tedavilerin daha fazla önem kazanmasına yol açmıştır.